Sığırlarda Sıcaklık Stresi | Veteriner Hekim

Sığırlarda Sıcaklık Stresi

Sığırlarda Sıcak Stresi
Hastalıklar
Yazar: admin Tarih: 5 Haziran 2017 0 yorum yapıldı.

Sıcak yaz günlerinde, sığırlarda kendini gösteren sıcaklık stresi oldukça büyük bir problemdir. Bu problem iki şekilde ortaya çıkar. Birincisi soğuk kış günlerinde karşılaşılan ortamdaki düşük sıcaklık, ikincisi ise yaz aylarında görülen yüksek sıcaklıktır. Düşük sıcaklık, hayvanlar için sorun teşkil etmezken, asıl düşünmemiz ve çözüm üretmemiz gereken durum, yüksek sıcaklığa maruz kalan hayvanlardır. Holstein, Simental gibi kültür ırkları yerli ırklara kıyasla daha çok sıcaklık stresine maruz kalır.

İneklerin sıcaklık stresine girdikleri nasıl anlaşılır? Bunun en önemli belirtisi solunum sayısının artışıdır. Normal durumda dinlenirken ineklerin 30 olan solunum sayısı 80’e kadar yükselir. Solunumla birlikte vücut sıcaklığında da artış gözlenir, 39 °C nin üzerine çıkar. Kendini serinletmek amacıyla,  bol bol su içer ve terleme artar. Sulukların etrafında su içmeden üzerini ıslatan gruplar oluşur. Hayvan ön ayaklarını yataklığa, arka ayaklarını sıyırıcı yoluna uzatır. Günlük hayattaki normal aktiviteler aksar, fazla hareket edemezler. Yem yiyişinde düşüş gözlenir. Yem tüketmediğinden ötürü süt miktarı, sütteki yağ ve protein oranı düşer. Bu belirtiler farkedildiği anda sıcaklık stresinin başladığına emin olabilirsiniz. Hiç vakit kaybetmeden önlemlerin alınması gerekir. Ayrıca artan sıcaklıkla birlikte Rumen Asidozisi, Üreme Problemleri, Laminitis-Tırnak Problemleri ve Mastitis gibi konulara özellikle dikkat etmekte fayda vardır.

Normal şartlarda bir inekten beklenen en yüksek verimi alabilmek, uygun çevre koşulları sağlandığı takdirde mümkündür. Süt sığırı için uygun çevre koşulları; çevre sıcaklığının 10-15 °C, oransal nemin %60-70, orta derecede solar radyasyon ve saatte 5-8 km rüzgâr hızı olarak tanımlanmaktadır. Sıcaklık stresine neden olan diğer önemli bir etken ise çevre ısısıyla birlikte nem miktarıdır. Havadaki nem oranı ne kadar yüksek ise, solunum veya terleme yoluyla vücut ısısının düşürülmesi de o kadar düşük olur. Özellikle, yüksek sıcaklık ve yüksek oransal nem olması durumunda çevrenin süt sığırı üzerindeki olumsuz etkisi daha da artmaktadır.

Sıcaklık stresine karşı alınabilecek birçok önlem mevcuttur. Doğru bina dizayn ederek, doğal serinletmeyle hayvanları bir miktar serinletebiliriz. Peki, doğal serinletmeyi nasıl oluşturacağız? Hava türbülansının olduğu bir yere ahır inşa ederek, esen havanın inekleri serinletmesi sağlanabilir. Çatı yüksekliği ve eğiminin yüksek olması hava sirkülasyonunu kolaylaştırır. Çatı aralığı açık bırakılarak sıcak ve kirli hava dışarı atılabilir . Ahırın yan tarafları, duvar yerine perdeyle kapatılabilir. Soğukta perde kapatılır, sıcakta ise açılarak içeri serinletilir. Doğal serinletme yapıldıktan sonra ihtiyaç duyulduğunda yapay serinletme sistemleri de uygulanmalıdır. Yapay serinletmeye örnek verecek olursak, özellikle hayvanların yem yedikleri yerlerde fan ve püskürtücüler kullanılarak serinletme sağlanabilir, bu sisteme Evaporatif Soğutma denir. Fanlar, ahırın başından sonuna kadar yerleştirilmelidir. Fanın çapı 1 metre ise her iki fan arasındaki mesafe 10 metre olmalıdır. Fanın eğimi %10-20, yerden yüksekliği ise 3 metre olmalıdır. Püskürtücülerin yönü ineğin başına değil sırtına doğru olmalıdır. 24°C nin üstündeki sıcaklıkta, fan ve püskürtücüler, 15 dakika arayla 1-3 dakika çalıştırılabilir. Teknolojik aletlerle, otomatik olarak ayarlanabildiği gibi manuel olarakta kullanılabilir. Evaporatif Soğutma, ihtiyaç duyuluyorsa sağım ünitesi ve yataklıkların üzerine de kurulabilir. Bunlar dışında başka önlemler alınabilir; Hayvanların doğumu yaz aylarına denk getirilmeyebilir. Hayvanlar gündüz saatlerinde içerde tutulabilir. Yemliklerin üzerinde ve merada hayvanlara gölgelikler sağlanılabilir. Özel rasyonlar düzenlenerek stres azaltılabilir. Yem tüketiminin düşmesinden ötürü rasyon besin madde konsantrasyonları yükseltilebilir. Yemleme sayısı arttırılabilir, aynı miktar iki öğün yerine üç öğüne çıkarılabilir. Sık yemleme, sürekli taze yem temini anlamına gelir ve yem tüketimini uyarabilir. Sık ve az yemleme, öğünden sonra oluşabilecek sindirim ve metabolizmadan kaynaklanan ısı yükünü de azaltabilir. Rasyonda kesif yem oranı arttırılabilir, ancak muhtemel asidozis riskini azaltmak için önlemler alınmalıdır. Rasyondaki enerji konsantrasyonunu yükseltmek için yağ kullanılabilir. Hayvanların kolayca ulaşabileceği, yeterli miktarda, temiz, 13-18°C ve kaliteli su temin edilmelidir.

Son olarak sık görünen yanlışlardan biri de ahırın içine veya gezinme alanlarının üzerine su fışkırtarak ortamı serinletmeye çalışmaktır. Bu uygulama işletmedeki bakteri florasını çoğaltır ve hastalık oluşturma riskini arttırır.