Kuduz | Veteriner Hekim

Kuduz

Köpek Hastalıkları
Yazar: admin Tarih: 5 Haziran 2017 0 yorum yapıldı.

Milattan önce 5.yüzyıldan beri kuduz hastalığının hayvanlardan insanlara geçtiği ve 19.yüzyılda kuduz köpeklerin salyasının bulaştırıcı olduğu belirlenmiştir. Louis Pasteur, 1885 yılında kuduz köpek tarafından ısırılan Joseph Meister adında ki çocuğa aşıyı uygulayarak ilk kez insana uygulamış ve çocuğun kurtulmasını sağlamıştır. Bu başarının ardından tüm dünya bu aşıyı kullanmaya başlamıştır.
Merkezi sinir sisteminde yangıya neden olan kuduz etkeni, Rhabdoviridiae ailesinde Lyssavirus cinsinin bir üyesidir, hayvandan insana geçebilen yani zoonoz bir virüstür. En çok salyada bulunur, hayvanlar tarafından ısırılmak esas bulaşma yoludur. Kuduz hastalığı, hayvanlarda kendini 3 dönem şeklinde gösterir.

1-)Prodromal (melankolik) dönem: Bu dönemde hayvanlarda davranış değişiklikleri meydana gelir. Hayvanlar gıda niteliğinde olmayan maddeleri yerler. Köpekler yalnız kalmak ve saklanmak isterler. Kediler ise özellikle sessiz ve loş ortamlara saklanmaya çalışırlar.
2-)Eksitasyon asyön (saldırganlık) dönemi: Tipik kuduz semptomları bu evrede baş gösterir. Hayvanlar oldukça saldırgandır. Her şeyi ısırmaya, parçalamaya çalışır. Çevresindeki sağlıklı köpekler de kuduz köpeği tanırlar ve ona saldırırlar. Kediler de tırmalama, sığırlar da boynuz atma gibi saldırı hareketleri ön plana çıkar. Yutkunma refleksi kaybolur, ağızdan salya akar. Hidrofobi yani sudan korkma belirtisi, aslında sanılanın aksine “korkma” değildir. Yutak felcinden dolayı hayvan su içemez ve suya karşı isteksizdir. Alt çene bir sopa yardımıyla kapatılabilir, sopa çekildiğinde çene tekrar aşağı düşer.
3-)Paralitik (felç) dönem: Bu dönemde kudurma dönemi geçmiştir. Etkenlerin özellikle beyin sapı vb. hayati merkezlerin bulunduğu yerde üremesi sonucu felçler ve kollaps olguları sonucunda ölüm gerçekleşir.
Kuduz insandan insana geçmez. Tilki, kurt ve çakal gibi yabani memeliler, köpek, kedi, inek, koyun, keçi ve eşek gibi evcil memeli hayvanlar tarafından ısırılma, tırmalanma, salyaları ile temas etmek yoluyla bulaşabilir. Ayrıca inek, koyun, keçi gibi çiftlik hayvanlarının çiğ sütlerini içmek, kuduz açısından riskli olarak değerlendirilir.
Kişi ısırıldığında ya da tırmalandığında yara yeri hemen bol su ve sabunla en az 15 dakika süre ile yıkandıktan sonra en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidir. Hekim tarafından kuduz aşısı yapılması uygun görülen kişinin, aşıları düzenli bir şekilde takip edilirse tehlike atlatılabilir aksi takdirde kuduz kişinin ölümü ile sonuçlanacaktır.
Kuduz tanısı, canlı hayvanda; tükürük salgılama, çene düşmesi ve saldırganlık gibi anormal davranışlar şeklinde kendini gösterir. Hayvan öldükten sonra ise beyni laboratuvara gönderilerek kesin tanı konulabilir. Beslenen kedi ve köpeklerin kuduz aşılarını zamanında yaptırarak hayvanlarımızı, kendimizi ve toplumu kuduzdan koruyabiliriz. 3 ayı dolduran kedi ve köpek yavruları aşılanır. Aşılama her yıl tekrarlanır. Aşının tercihen kas içi uygulanması önerilir. Unutmayalım hayvanınız da kuduz hastalığının belirtileri ortaya çıktıktan sonra tedavisi mümkün değildir. Genellikle ölümle sonuçlanır.
Kuduz, Avustralya ve Antartika hariç diğer bütün bölgelerde görülmektedir. Ülkemizde kuduz hastalığın kaynağı; yabani etçiller, sokak köpekleri ve kedileridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada yaklaşık 55.000 kişi kuduz nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Kuduzun öneminin anlaşılması ve hastalığa ilişkin farkındalığın arttırılması amacıyla Dünya Sağlık Örgütü, 28 Eylül’ü Dünya Kuduz Günü olarak ilan etmiştir.